Temmuz 07, 2009

OZLEMEK...


Ankara’ya 1 gittim geldim, dagildim ben yine... Sonbahar oldu gibi oldu, yazin ortasinda.

Ozlemenin ustesinden gelmeyi beceremiyorum ben. Yolu yordami var mi bilmiyorum, ki bence yok. Yurek, sevdikleri icin attikca caresi yok.

Parca parca yasanirsa bitiyor mu bu hasret? Yoksa her seferinde dozu artarak, sonsuza dek devam mi ediyor. Kavusmanin kremalı sevinci, bes dakikada yenirken, ayrilmanin biberi neden genzimi gunlerce yakiyor?
Ait olmak var midir? Bir sehre, bir ortama ya da gonullere? Ait olmak mesafe ve mekan tanir mi?
Insan tercihleri canini acittiginda, bunu dogal karsilamak icin ne kadar beklemeli?

Kavusmanin hemen arkasinda, ilk sevincin hemen sonrasinda, ayrilik tasasi sariyor beni. Bu huzun, yavas yavas bogazima oturmaya basliyor, ayrilik aninda kocaman bir yumru oluyor. El sallamak cok ama cok zor hale geliyor. Goz yaslarini zapt etmek ne kadar zor. “Yine gelirim, en kisa zamanda, sen de gel bak” demek nasil burkar insanin icini. Bu aci kroniklesir de alisirim belki diye dusunursun. Ama bazen hafif, bazen cok agir da olsa, gonulde hep bir ama gozde ırak olmaya alisilmiyor.

Hayat her zaman, insana tum secenekleri bir arada sunmuyor. Bazi secenekleri yaratman gerekiyor. O secenekler bir mesafenin sonundaysa, insan birden kalkip gidiyor. Eski duzenini, ozleyecegini bile bile, uzulecegini bile bile, inandiklarinin pesinden gidiyor. Sonuc cam kirigi olmadigi muddetce, geri donmuyor, donemiyor.

Allah, cam kiriklari, can kiriklari vermesin kimseye, tercihlerinin sonunda. Tercih yapabilmek, cesaret isidir. Alkisa degerdir bence. Tercih yapabilmek, beynini dinlemektir cogu kez, kalbini degil. Kalbinin gorevi, sonrasinda o tercihi sana unutturmayacak kadar cok, duygu ve özlem uretmektir. Her kavusmada avunacagin, her ayrilikta yine kalbimden bir parca burada kaldi diyecegin hasretcikler.

Beni ozleyenleri, ben de en az o kadar ozluyorum.


Kelimeler... Kelimeler...

Yarıda kalmış aşklarının hesapları içinde
Denizlere açıldı içimizden biri
Niçin gittiğini söylemeden.
Doyulmamış arzularla doluydu yelkenleri.
Yıpranmış kelimelerin verdiği güvenden.
Bulacak sanıyordu yenilikleri.

Her an bir yeni su vardı,
Her yeni suda bir yeni an.
Deniz, dalgalarıyla gösteriyordu dışından
Yaşananla düşünülenler arasındaki farkı.
Bitmeyordu köpüklerle renkler
Bir başka damlada, bir başka ışıkta başlamadan.

Gözlerinin önünde bir oyun,ardında bir oyun.
Dışında ne varsa yeni, ne varsa gerçek.
Yeni manzaralarla gelen yeni duygular
Hani, eski keLimelerle olmasa
İnsanın ömrünce devam edecek.
Gözlerin önünde bir oyun, ardında bir oyun.

Anladı, ölmekle yaşamanın birleştiği noktada
Yeni rüzgârlarla esen yeni korkulara
Yeniliklerini bağışlamayan kelimelerin
Nasıl düşman sığınaklar halinde direndiğini.

Anladı, bütün olmuşlarla olanların
Ve bütün olacakların
O kelimelerin içinde
Kendisine varmadan eskidiğini

Özdemir Asaf

5 yorum:

Deniz Yıldızı dedi ki...

Bütün ayraçları kaldırdın ama unuttuğun
Bir şey vardı yine de, çiçekleri sulamadın
Gökyüzü sarardı o zaman bulutlar kirlendi
Ve ne kadar az konuşur olduk günboyu
Birden ayrımsadık ki ayrılık orda başlıyor
Tam da susuşların birbirine eklendiği yerde

Ezberlenecek hiçbir şey yok bu dünyada
Kirletilmemiş bir bulut bile yok artık
Böyle diyorsun her yolculuğa çıkışımda
Yaşadığın kent de sana benziyor gitgide
Ne zaman dönmeyi düşünsem yangın çıkıyor
Ya da erteletiyorum biletimi son anda

Uzun bir sessizlik oluyorsun dağlara baksam
Karşılıksız mektuplar kadar burkuluyor kalbin
Yazdığım şiirler de canımı sıkıyor artık
Fotoğraflarımı yırtıp atıyorum tek tek
Ve ben bütün yapraklarımı döküyorken şimdi
Eylül diyorsun, tam da orda başlıyor ayrılık

Üşüyünce ağlıyorsun yalnızım dememek için
Uçaklar gemiler trenler çiziyorsun duvarlara
Kendine bir deniz bul artık bir de rüzgâr
Parçalanacağın bir uçurum bul bu dünyada
Tek tutkun o kenti bırakıp gelmek olmalı
Ve gelirken havaya uçurmak bindiğin otobüsü

Birden ayrımsadık ki ayrılık orda başlıyor
Tam da çiçeklerin sulanmadığı yerde
Konuşacak bir şeyler bulamıyorsak günboyu
Derim ki ayrılık gündemdedir ne yapılsa
Ve sen bütün ayraçları kaldırdığını sanmıştın
Ama unutmuşsun yine de ayrılık ayracını

Ahmet TELLİ

Deniz Yıldızı Yorumu : Sözün bittiği yer...

zeynep dedi ki...

ne güzel ifade etmişsin ayrılık zamanını, bunu yaşamak çok zor..ne var ki hayatın belli bir bölümünde ya uğurlayan ya da uğurlanan oluyoruz..
uğurlayan olmakta zor.. eve döndüğünde boşluğa düşmüş gibi hissettiriyor insana..
uğurlanmak da gittiğin yolları dönerken nasıl zihnini hep birlikte geçirilen zamanlarla dolduruyor insanın..

iyisi mi hemen farklı şeylerle meşgul olup yerini başka meşgalelerle doldurmak..

yoksa önüne geçilmesi, aşılması en zor duygulardan biri bu..

Tugrul dedi ki...

Merhaba, blogunuzu yeni takip etmeye başladım ilk bu gönderinizi okudum ellerinize sağlık. Hele şiire bayıldım. Önceki yazılarınıza daha göz atmaya fırsatım olmadı. Ankara'da yaşayan biri olarak sorayım? Nedir Ankara ile olayınız :)

Best Wishes dedi ki...

Deniz Yildizi merhaba,
Siirin yumru oldu bogazima yine :) yalnizim dememek icin baska seylere miziklanmak ne demektir onu da cok iyi bilirim bak :) SS!

Zeynep merhaba,
biliyorum beni anlayanlar da var, yollari gozyaslari ile arsinlayanlar da var be gibi... O anlamda yalniz degilim iste :) Tesekkurler, yorumun icin.

Tugrul merhaba,
Ben Ankara'liyim aslen. Dogdum, buyudum, universiteyi okudum orada. Sonra tum ailemi, arkadaslarimi, ankarayi birakip istanbula geldim. Icimde sızısı durur, acitir boyle bazen iste :)Tesekkurler, yorumun icin.

papatya dedi ki...

Benimde senden bir farkim yok su an.Pazartesi Turkiye'yede olacagim icin cok mutluyum ama bir yandanda ayrillik sahneleri simdiden gozumun onunde, acitiyor icimi.Keske hic ayriliklar olmasa.Yine de sevdiklerimiz hep iyi olsun hayatta olsun diyerek daha iyi hissediyorum kendimi.Sevgiyle kal...

Yorum Gönder

 

Best Wishes... | Creative Commons Attribution- Noncommercial License | Dandy Dandilion Designed by Simply Fabulous Blogger Templates