Kasım 29, 2009

Nilufer Turizm Kartal Terminal Kapanmis :(

Anadolu Yakasinda Kartal'da terminali olan ve Tuzla'da yazıhanesi olan, benim icin en favori tasima sirketi olan Nilufer Turizm, terminalini Dudullu'ya tasimis ve Tuzla yazihanesi de kapanacakmis. Yani hem Dudullu'ya gidiyorlar hem Tuzla'ya gelmiyorlar. Yani Maltepe-Kartal-Pendik ve Tuzla yolculari Dudullu'ya kadar gidip yolculuk edecekler... Evlerine ulasim saglamak isteyen Tuzlaliklar da Pendik'ten baslarinin caresine bakacaklar...
Bir konfor elimizden alindi maalesef. Cidden uzuldum.
Dudullu, ya da Atasehir aslinda, otobus firmalarinin terminalleri vesilesi ile karmakarisik bir yer oldu zaten. Kim kime dum duma, Esenler modeli bir yer haline geldi. Ve bu konuda tek alternatifi sunan Nilufer Turizm de bu duruma yenik dustu.

Kasım 25, 2009

Bizden izler...



Anisi biz olalim bu sokaklarin
ve hic durmadan yagmur yagsin
Biz gurultusuz sozcukler bulalim
Sarmasiklar fisildassin diye
Gidersek de birlikte gideriz
Yeni sevincler buluruz huzne benzeyen...

Dönmek Zararlar(ın)dan...


"Bir insan, gucunun son damlasina kadar harcayarak, binlerce basamak tirmanmissa ve o uzun merdivenin sonundaki kapinin sadece ve sadece bosluga acildigini gormusse, bir omru o kapi esiginde oturarak gecirebilir mi?.."


Birine adiyorum yukaridaki cumlemi. Cok sevdigim birine, deger verdigim birine. Emegine, kararlarina ve durusuna saygi duydugum, yuregini sevgisi icin ortaya koyabilen, risk alabilen ama bunu karsisindakini yormadan yapabilen birine... Onun degerini anlamakta zorlanana bile asaletle cevap verebilen birine adiyorum... O kapi esiginde durmaktansa, o basamaklardan inmeyi tercih eden, cok guclu birine... Bugun var, yarin var, dunu susmak lazim.
"Gidiyorum diyenler,
Hep geri donduler,
Beklemeyi birakmistim oysa
Saskina donduler"

Kasım 20, 2009

Mavis Oda...


Varsa yoksa bebek, bekliyoruz heyecanla! 16 gun kaldi, dusundukce inanamiyorum, ama belki yarin belki yarindan da yakin...

Ev elden gecti, sanki tasinmisiz da yeniden yerlesmisiz gibi oldu. Annecim sagolsun cok yoruldu cook!
Mavis yaptik odamizi, bekliyoruz Bora'mizi ...

Kasım 10, 2009

1 Aydan Az ... :)



Blogun sag ust kosesindeki sayaca baktikca, cok heyecanlaniyorum ya-fu!

Caktirmiyorum pek etrafimdakilere ama cok heyecanliyim. Bazen sanki bana bir sey olmayacak, dogum haberimi baska birilerinden alacagim kadar rahatim :) Bazen de cok saskin ve korkagim. Ortasi yok yani.
Simdiye kadar, 20 yas disimi cektirirken aldigim lokal anesteziden baska anestezi deneyimim,Esim bobrek tasi dusururken hastanede refakatci olarak 1 gece konaklamak disinda, hastane yatis deneyimim,Kan aldirma disinda, elimden damar yolu acilmasi deneyimim,Hic olmadi.

Hepsi ve daha bir cogu birarada bu vesileyle gelecek basimiza... Saglikli olsun da bebisimiz, gerisine katlanacagiz artik, herkes gibi :P
Her sabah yatagimdan kalkarken, bu aksam da bu gobekle yatarim insallah, daha vakit var diye dusunuyorum. Bebisimiz insallah, vaktiyle gelsin...
Daha odasi bile yerlesmedi boya kokusu cikmadigindan, avizesini taktirmadik henuz tembel oldugumuzdan, besigi de gelmedi alsak mi almasak mi, odunc mu alsak son ana kadar karar veremedigimizden. Hem hamilelik iznine bilem cikmadik henuz, sole bi evde istirahat edip dinlenmedik! E bunlardan guzel bahane mi olur, erken gelmemesi icin :)

Fiziksel olarak hayatimin en agir gunlerini yasadigim su gunlerde,

bana her anlamda destek olan Canlarim; esime, anneme (naniye)-babama-kardese (teyzosa :P), cekirdek ailemizin diger tum bireylerine, beni hep arayan soran ve hic unutmayan, Ankara'li dostlarima buradan tesekkur ediyorum/ediyoruz simdiden...

1 aydan az kalmistir, blogun sag ust kosesindeki sayaci kaldirmaya ve bebisimin bir minik resmini koymaya... Hayirlisiyla, insallah :)

Iyi dileklerim sizlere, iyi dilekleriniz bizlere olsun :)

Kasım 05, 2009

ORGAN BAĞIŞI


Kuran-ı Kerim MAİDE Suresi 32. Ayet'den alinti:

"Kim, bir cana veya yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya karşılık olmaksızın (haksız yere) bir cana kıyarsa bütün insanları öldürmüş gibi olur. Her kim bir canı kurtarırsa bütün insanları kurtarmış gibi olur. "

Sevgili Sihirli Eller, blogunda demisti ki:
http://sihirliellerankara.blogspot.com/

"Sizlerden özel bir isteğim var.Bunu bir mim gibi düşünün.Ne kadar çok blogda yayınlanırsa birilerine mutluluk,bazılarına heyecan,kimilerine umut olarak geri döneceğinizi unutmayarak,Yukarıdaki resmi yayınlayalım"

Ufacik da olsa katkimiz olsa ne mutlu bize... Allah'tan sifalar diliyorum ve tez zamanda beklenen guzel haberin gelmesini diliyorum. Ihtiyaci olan herkes icin...

Ekim 30, 2009

Tum Cocuklar Biliyor Mu Acaba Ulkemde, Dun Neyi Kutladik Biz?


Egitim hayatimi Ankara'da tamamladim ben.

Ve her 23 Nisan'ı, her Cumhuriyet bayramini, her 30 Agustos'u gercekten yuregimde hissettirecek kutlamalar olurdu okudugum okullarda. 10 Kasim'larda gozlerimiz dolu dolu, nefesimizden cikan dumanla ve de dimdik katilirdik anma torenlerine. Yilda en az 1-2 kere bu gunlerden herhangi birinde, Anitkabir'e giderdik okulca, aslanli yoldan yururduk. Mozalenin onunde saygiyla selam verirdik. Ben eminim, benimle ayni siralarda okuyan tum arkadaslarim, derinden hissederdi ne demek oldugunu o gunun. Ilk acilan meclisi ziyarete giderdik, 23 Nisan'larda, sinifca. Ataturk'un kendi sesinden acilis konusmasini dinlerdik. Okudugumuz kitaplardaki resimler canlanirdi gozumuzde. Anardik ve anlardik, Ataturk'u ve kurmaylarini.

Anlardik, bu ulkenin bagimsizligi adina dokulen kanlarin degerini... Bilirdik, kurtulus savasinin destansi ama gercekligini, bilirdik ne demek cumhuriyet, ne zaman acildi meclis... Yuregimiz yanarak anardik, 10 Kasim'larda Mustafa Kemal'i...

Mustafa Kemal'i anlamak siirini okurdu lisede Bilge Ogretmen her 10 Kasim'da. Cok duygulu, yurekten, dolarak gozleri... Hala kulaklarimdadir o sesi... Mustafa Kemal ulkusu yalnizca soz degil derdi o siirde...

Dunku kutlamalarda dusundum de... Simdi de cocuklar, cok degil, bundan 23 sene once benim hissedebildiklerimi hissediyorlar mi bu torenlerde... Biliyorlar mi, ne icin akitildi kanlar kurtulus savasinda, cumhuriyet nasil ilan edildi? Biliyorlar mi acaba, Mustafa Kemal'i anlamanin sadece soz olmadigini, o siirdeki gibi...

Ankara'da, Istanbul'da, Izmir'de, Adana'da, Trabzon'da, Erzurum'da, Mardin'de, Diyarbakır'da?Hissedebiliyor mu herkes, tek yurek olup sevinebilmeyi, uzulebilmeyi?
Iste bana hep, Anitkabir ziyareti ile sonlanan torenlerimizi animsatan o siir.
Anlasilmasi ve unutulmamasi temennilerimle..


ATATÜRK'TEN SON MEKTUP

Siz beni hala anlayamadiniz
Ve anlamayacaksiniz caglarca da...
Hep tutturmus "yil 1919" Mayis'in 19'u diyorsunuz
Ve eskimis sozlerle beni ovuyor, ovuyorsunuz.
Mustafa Kemal'i anlamak bu degil,
Mustafa Kemal ulkusu sadece soz degil.

Birakin o altin yapragi artik,
Birakin rahat etsin anilarda sehitler,
Siz bana, neler yaptiniz ondan haber verin;
Hakkindan gelebildiniz mi, yoklugun, sefaletin?
Mustafa Kemal'i anlamak yerinde saymak degil.
Mustafa Kemal'in ulkusu sadece soz degil.

Bana mustular getirin bir daha
Uygar uluslara esit yeni buluslardan,
Kuru soz degil, is istiyorum sizden anladinizmi?
Uzaya Turk adini Ataturk kapsuluyle yazdinizmi?
Mustafa Kemal'i anlamak avunmak degil,
Mustafa Kemal ulkusu sadece soz degil.

Hala o acikli agitlar dudaklarinizda,
Hala oturmus on kasimlarda bana agliyorsunuz.
Uyanin artik diyorum, uyanin, uyanin!
Uluslar fethine cikiyor uzak dunyalarin,
Mustafa Kemal'i anlamak goz boyamak degil,
Mustafa Kemal ulkusu sadece soz degil.

Beni seviyorsaniz eger ve anliyorsaniz;
Laboratuvarlarda sabahlayin, kahvelerde degil,
Bilim agartsin saclarinizi, kitaplar
Ancak boyle aydinlanir o sonsuz karanliklar.
Mustafa Kemal'i anlamak aglamak degil,
Mustafa Kemal ulkusu sadece soz degil.

Demokrasiyi getirmistim size, ozgurlugu,
Goruyorum ki hala ayni yerdesiniz, hic ilerlememis,
Birbirinize dusmussunuz halka egilmek dururken,
Hani koylerde isik, hani bolluk, hani kaygisiz gulen.
Mustafa Kemal'i anlamak itismek degil,
Mustafa Kemal ulkusu sadece soz degil.

Arayi kapatmanizi istiyorum uygar uluslara;
Bilime, sanata varilmaz rezil dalkavuklara,
Bu vatan, bu canim vatan sizden calismak ister,
Paydos ovunmeye, paydos avunmaya, yeter yeter!
Mustafa Kemal'i anlamak aldatmak degil,
Mustafa Kemal ulkusu sadece soz degil.

Halim Yağcıoğlu

Ekim 26, 2009

ALBUM YAPMAK ICIN ZAMAN YARATMAK LAZIM


Album yapmaktan kastim, en klasik anlamda fotograf albumu yapmak.
Sayfalari cevirdikce, fotograflara gulumseyebilecegimiz, zamanla rengi sararan, fotograflarin altina belki tarih, belki o ani simgeleyen bir kelime cumle yazacagimiz, dokunarak hissedebilecegimiz bir album yapmak.
Sahsim adina bu konuda hic iyi degilim. Sebebini her ne kadar dijital fotograf makinalari, yedek bellekler ve cd romlara yuklemey calissam da, vicdanim da bana tembelsin bu konuda tembel diyor... Gercekten en son ne zaman bir fotografcida, fotograf tab ettirdim vesikalik disinda animsamiyorum ama cok zaman oldu sanirim. Maillerle gelen fotograflari ya da, makinadan attigim fotograflari, bilgisayarimda ve yedek harddiskte yedekliyorum ama, elle tutulan bir nesneye cevirmiyorum...
Oysa ki, kronolojik sirasi var benim cocukluk fotograflarimin. Annemin, babamin fotograflarinin. Her yil, bakislar, gulusler, tarzlar degismis, yillar olgunlastirmis hepimizi cogu zaman. Ispati var o albumlerde, 80 lerin modasinin, sert gecen kislarin, yaz tatillerinin, en mutlu anlarin.
Son zamanlarda fark ediyorum ki, kameradan bilgisayara aktarmaya da useniyorum fotograflari.
Bundan bir kac ay once, Ankara'dan bir arkadasim beni ziyarete geldi Istanbul'a... Guzelce fotograflar cektik. Sonra bir ara telefonda konusurken, ben daha gonderemedim sana o fotolari dig mi, aktarmadim ki daha bilgisayara dedim... Biliyordum zaten aktarmayacagini ve gondermeyecegini dedi!!! Tescillendi bu konuda tembelligim...
Bellek yeterli oldugu muddetce aktarmiyorum. Degil mi ki aslinda anilara cok onem veriyorum, o halde bu tezati neden duzeltemiyorum?
Babaannemle telefonda konusuyoruz gecen gun. Bana dedi ki, ben bebegin fotograflarini nasil gorecegim, bende sizin gibi bilgisayar yok ki! Canim benim dedim, uzulme sen, hala bir sansimiz var, fotograflari bastirmak icin, albumler hazirlamak icin. Ben bebegin fotograflarini ceker, bebek kokulu fotograflar postalarim sana dedim... Pek bir sevindi.
Her zaman ayak uydurmak olmaz zamana, bazen gereklidir bir adim geride kalmak, geleneklere sahip cikmak. Mesela bir dugun, nisan, dogum, dogum gunu, yeni yil albumu yapmak, sayfalarinin tozlanmasina, resimlerin sararmasina izin vermek gereklidir...

KOKULAR ve BIZE HATIRLATTIKLARI (MİM)

Himmm...


Bu mimleme konusuna ilk kez adim atmis bulunuyorum :)


Sevgili Stuven (http://stuven.blogspot.com/) , mimlemis beni...

Konumuz kokular... Ilk once belirtmek isterim ki kokular cok belirleyicidir benim yasamimda. Bir koku, zaman icinde yolculuga cikartabilir, kalbimi hizli attirabilir, beni mutlu edebilir... bu pek cok kiside boyledir sanirim.



Bu sebeple firsattan istifade olarak da Patrick Suskind'in romani "KOKU"yu buradan analim ve tavsiye edelim :





Olay, 18. yüzyılda Fransa'da geçer. Kitabın kahramanı Jean-Baptiste Grenouille, tüm insancıl duyumlardan ve duygulardan yoksun, yalnızca kokulara karşı görülmedik derecede duyarlı, istediği kokuları üretebilmek için cinayet işlemekten çekinmeyen bir katildir.Paris'te pis bir ortamda doğan adam ordaki kokuyla bir yetenek kazanır ve bunun onun için verilmiş bir yetenek olduğunu anlar. Herkesin, her şeyin kokusunu almakta, tüm kokuları üretmekte gerçek bir dahi olan bu genç adam, kendi kokusunun olmadığını, bulunduğu yerlerde insanların kendisinden çıkan kokuyu alamadıklarını anladığı gün, dünyasını yitirir. Kendisi için tek çıkar yol, başkalarına sanki insanmış izlenimi verecek kokular sürünmektir. Toplum içinde bireyselliğini hiçbir zaman edinememiş, ama kendi benliğinin dışında her şeyi yaratabilmiş bir dahiyi sergileyen bu görkemli alegorinin olağanüstü bir akıcılıkla erişilen son bölümü, benzeri herhalde Kafka'da görülebilecek bir insanlık tragedyasının simgesidir.
Jean-Baptiste Grenouille, romanın muhteşem koku yeteneği olduğu halde kendi kokusu olmayan, bu uğurda da insan öldürmekten çekinmeyen kahramanıdır.



Veee Mim'e gelelim:

Lavanta kokusu : Annemi animsatir.
Kalemtrasla yeni acilmis kursun kalem kokusu : Ilkokulda, cop sepeti basinda kalem acma sirasina girdigimiz gunleri animsatir
Yagmur Kokusu : Cam kenarinda oturarak, poaca ve cay esliginde 5 cayini animsatir.
Zeytin Kokusu : Erdek'te gecirdigim, cocukluk yazlarimi animsatir
Kitap kokusu : Cozulecek binlerce soru barindiran test kitaplarini ve/veya Ankara DOST Kitabevi'ni animsatir...
Bebek Kokusu : Kardesimi animsatir.

Ben Kimleri mimlesem?
Buyursunlar efendim :)

Goddess Artemis
KYBELE F
Khaos
Kupa Kızı (ceren)
e.t.
Toslumbaga
Absalom

Ekim 12, 2009

UZLAS-MA


Bugun bir konu icin, uzun ugraslar vererek en sonunda anlasma sagladigimizi sanma safligini bir kez daha gosterdigim,
Yarin sanki bugunu hic yasamamisiz gibi, kaldigi yerden devam edeceginden emin olduklarima;


"...Hayatimdan bu kadar cok zaman caldiginiz icin sizi hic sevmiyorum... Hic etik degilsiniz!"


 

Best Wishes... | Creative Commons Attribution- Noncommercial License | Dandy Dandilion Designed by Simply Fabulous Blogger Templates