Temmuz 30, 2009

Bir Tık'la Alisveris...


Internetten alisveris yapma konusuna cok sicak bakan birisiyim. Her ne kadar sitelerin guvenli olup olmadiklari konusunda, ilk baslarda tedirginlik yasasam da, bir kere deneyince ne kadar konforlu ve rahat oldugunu gordum. Su an benim icin vazgecilmez bir eylem haline geldi.
Internetten, kitap, hediyelik esya, cd, kozmetik urunleri vb kismen daha ucuz urunler almis olmakla beraber, bulasik makinesi, mp3 calar, cep telefonu gibi urunler de almisligim vardir. Tek tıkla, urun ertesi gun kapinda! Super rahat.
Hatta ve hatta, itiraf etmem gerekir ki, hamile kiyafetlerimin pek cogunu da internetten aldim. zaten beden belli renkler belli. Pek bir rahat oldu, bi sicaklarda, daracik kabinlerde sıkısmadan, aldiklarimi tasimak zorunda kalmadan, guzel guzel alisveris yaptim.
Tabii, ailemden ve sevgili arkadaslarimdan, pes artik biraz abartmadin mi diyenler oldu.
Guvenli oldugu konusunda nasil emin olabiliyorsun diyenler oldu.
Simdi efendim, tabii ben de kendime gore bazi guvenlik onlemleri aliyorum.
1) Internet kullanimina acik ve sadece bu amacla kullanilan ve limiti gercekten limitli olan bir kredi karti edinilir. Banka belirli araliklarla bu limiti yukseltse de, banka aranir ve limit asagi cekilir :)
2) Pesin odeme yapilacaksa, sanal banka karti kullanilir.
3) Sitede kredi karti bilgileri ve sahsi bilgiler verilen ekranda, hemen sag alt kosede, sari bir kilit resmi, ya da anahtar resmi var mi diye bakilir.
4)Musteri hizmetleri aranir, urunun stokta olup olmadigi ve teslimat suresi konusunda garanti istenir.
Soran olursa, guvenilir alisveris sitelerinin linklerini de verebilirim :P

Bazen dusunuyorum, internet araciligi ile erisemeyecegimiz bir bilgi kaldi mi diye. Sanirim kalmadi. Bundan 20 yil oncesindeki bilim kurgu filmlerine bile konu olamayacak kadar cok hayatimizi etkileyen bu internet konusunun, 1 adim otesi ne olacak acaba? Ya da olabilecek mi? Hayatimizin her evresini, zamanla, ve kivrak zekayla ele geciren bu sanal ortamin, daha sonraki hamleleri neler olabilir acaba?

Temmuz 29, 2009

Demedi Deme...


Gidemezsin.
Bu Ruzgari burda birakip, beni burada birakip boylece...

Unutamazsin,
Bu denizi, bu gunesi, su agaci. Unutamazsin beni, burada birakip boylece.Her gittigin yolun bir donusu olur bu sehre, her unutmak istediginde, oyle kolayca unutamazsin.
Yapamazsin.
Bu bildik tanidik yuzlerden kacamazsin. Kactigini sandigin her an, dondugun her kosede seni karsilar o yuzler.
Baglanamazsin.
Ne yeni bir yurege, ne de buldugun coskun bir denize. Seni buraya baglayan, o ipeksi baglar gibi, guclu baglanamazsin, yeni her seye.
Ozlersin,
Bir kus kanadinda gordugu ozgurlugu, uzaktan izleyen bir mahkum gibi,
kana kana su icmeyi ozleyen, colde terkedilmis birisi gibi,
su an kacip gitmeye calistigin bugununu, yarin bir adim otede delice ozlersin.

Aglarsin.
Geceler boyu sesini duyan olmaz, nemli yastigin bilir genzindeki kederi, gozlerin sirilsiklam, en koyu itiraflarin karsi duvar kadar yakinken sana...
Kacamazsin,
Tum kameralarin seni izledigi bir labirentin cikmaz sokaklarinda hissederek kendini, gittigini sanip hep en basa dondugun zamanlar olur, adina kacmak dersin ama herkes bilir ki, sen hep o biricik baslangictasin.
Gulemezsin,
Pamuk sekere el cirpan minik bir kiz cocugunun gozlerindeki isiltiyi yansitarak, dudaklarinla degil ama yuregine ses veren gozlerinden, en derinden... Gidersen, kahkahan kalir bu sokaklarda, oksuz cocuklar gibi, yarali.
Sevemezsin.
Eminim ve ben soz veriyorum sana, bu kadar saf ve masum ve yalansiz, bir daha sevemezsin.

Yazan: Best Wishes

Neden yazdi: Bir sebebi yok, ithaf edileni de yok, bir cikis noktasi da yok. Duygular arasindan bir cikis, bir not alma sadece...


Temmuz 28, 2009

Dumansiz Hava Sahası Dumansiz Sahil Ihtiyacı!


Bu konuda giderek takintili bir hal aliyorum ama,
Bu yaz Istanbul sahil yolundaki mangallar inanilmaz performansa ulasti
Cumartesi aksami yuruyus yapmak icin ciktik, boguluyorduk,
Tam eski Ankara'da nefes alinmayan donemler.
(Ankara'da karbonmonoksit zamanlar yasanirdi diyor ya Yilmaz Erdogan,
Bir donem gercekten cok fazla hava kirliligi vardi,
Sonra dogalgaza gecildi, hava temizlendi,
Gecen kis dagitilan secim komurlerinde tekrar kirlendi o ayri...)
Anadolu Yakası sahil dummmaaannn alti. Goz gozu gormuyor. yemin ederim abartmiyorum, arabanin klimasindan iceri mangal kokulari doluyor, sanki sahil karagumruk, yangin yeri!!!
19Temmuz'da dumansiz hava sahasina gecen ulkemi bu radikal karardan dolayi kutluyorum ama, sahildeki mangal aliskanligi da dumansiz hava sahasini etkilemiyor mu? Dumansiz hava sahasi uygulamasina, sahilde mangal yakma yasagi da getirilse olmaz mi?
Insanlar temiz havada yuruyus yapabilse, mangal yapmak tabelada degil gercekte yasak olsa olmaz mi?

Temmuz 27, 2009

Yorum Yapamama Problemi Cozuldu

Arkadaslar merhaba,
Sanirim sitedeki yorum yapamama problemi cozuldu.
http://yildizlardandusler.blogspot.com/ ve http://kybele-f.blogspot.com/ uyarmisti beni, cok tesekkurler.Sebebini anlayamadim, bir sey degistirmedim ama neden bozulmus acaba?Ayarlardan yorumlar kismina geldim, bir kac opsiyon degistirdim ondan mi bilmem ama sorun cozuldu simdilik.

Tekrar Tesekkurler...

COK SICAK...! (TI)


Sıcaklarla basim dertte.
Haftasonlarini nasil gecirecegimi bilemiyorum. Evde klima yok, vantilator yok(tu), herhangi bir sogutsal nesne olmayinca, haftasonu sabah uyandigim andan itibaren, basimdan asagi kaynar kaynar sular akiyor.
Bir de evimizin guney cepheye bakiyor olusu da var ki, evin sefasini hamama donusturuyor. Oglumla beraber gecirdigimiz ilk yazimizi, ben boyle al al yanaklarla animsayacagim galiba...
Saclarimi islatmak 10 dk bir rahatlama, soguk bir sey icmek 2-3 dakikalik rahatlama sagliyor.
Kac haftasonudur, bir klima alalim onerisini surekli gundeme getiriyor olsam da, hasta olursun bahanesi ile evin reisinden veto aliyorum. Nedense, klima konusunda bana izin cikmadigi icin, ne olursa olsun ben gider bir tane aliveririm biter gider de yapamiyorum. Cok uysa bir modda kabul ediyorum, hasta olma riskim olabilecegini! hamileligin uysallasma sendromlari herhalde :P
Neyse, gectigimiz haftasonu, tum ulusal kanallar ve basin yayin organlari tarafindan bu yazin en sicak haftasonu ilan edildigi icin, bu haftasonu bir faaliyette bulunmak gerektigine karar verdik. Cumartesi Pazar full gun alisveris merkezi gezmek de cozum olamayacagi icin, evi serinletme yontemi olarak vantilator almaya karar verdik.
Vantilator fiyatlari arasindaki ucurum, bu cihazlarin islevsellikleri hakkinda bizi supheye dusurse de, sonuc itibari ile bir motora bagli donen pervane basit mantiginin, marka ya da fiyatla cok da degismeyecegini dusunduk. Her ne kadar iyonizerli, uflemeli sogutmali modelleri olsa da, calisma prensibi ayni olan seyin, sadece fiyat farklilastirma politikasi oldugunda esimle fikir birligine vardik. En sonunda bir vantilator almak konusunda fikir birligine vardik ya, benden mutlusu yok gerisi de bos zaten...
Cumartesi sabahi erkenden, bir beyaz esya bayisine gittik. Urunlere ve fiyatlara baktik. Beyaz esya bayisindeki ayakli vantiloturun, 4 te 1 fiyatina da, evin yanindaki marketten (maalesef cin mali) bir vantilator aldik. Her ne kadar cin mali kullanimina karsi olsam da, bu vantilator, bu sicaklarda bana yetmezse, klima almaya da yuzum olsun diye dusunerek, cok daha ucuz olan cin mali urunden almayi bizzat israr ederek, ikna ettim...
Kutudan parca parca cikan vantilatoru, esim ve ben super muhendisler edasinda, buyuk bir itina ile kurdu ve su an yaklasik 1,60 boyunda 16 inc capinda bir vantilatorumuz var.
Haftasonu evden cikmayarak, buzlu iceceklerimiz ve sortlarimiz ve tabii ki her odaya tasidigimiz yeni dostumuz vantilatorumuzle, guney sahilleri kivaminda zaman gecirdik :P
Herkese tavsiyemiz bu sicaklarda cok cok dikkatli olmalari, ozellikle bebis bekleyen anne adaylarinin ve kalp, damar hastaliklarina sahip olanlarin. Herkese de en azindan bir vantilator oneriyorum, sicakla bireysel olarak basa cikmanin zor oldugu bilincinde olarak...
En sicak, en serin dileklerimle...

Temmuz 22, 2009

Motorlu Tasitlar Vergisi


Motorlu tasitlar vergisinin, II. taksidini henuz yatirmayan varsa (benim gibi), son 1 haftaya girdik!
Sevgili arkadasim Burcu sagolsun, hep hatirlatir bana...
Ben de buradan hatirlatmak istedim...:)

Sonsuza Iz Olmak...


Bir resmin kalmis bende,
Tam ortadan yirtilmis,
Hani siyah kazakli,
Biliyorsun degil mi?
Sabah servise bindigimde radyoda caliyordu... Gulumsedim birden, huzunlendim. Once rahmetle andim Baris Manco'yu... Duragi cennet olsun...Baris Abi'mizdi o, pazar sabahlarinin nesesiydi, kizarmis ekmek kokulu kahvaltilarda televizyonda onun programi ile baslardi pazar gunleri. 10 puan 10 puan, 100 puanla sampiyondu o! :)
Yillar oncesinden kalan, dokunakli, ben kucuk, dunya sanki cok buyukmus gibi gelen zamanlardan, kareler geldi aklima. Ne guzel dedim, zamana boylesi izler birakabilmek ve sonsuzluga isim olabilmek.
Bir sarkida, bir sarki sozunde, belki bir kitapta, belki bir heykelde, tabloda, ya da fotograf karesinde animsanmak ne kadar guzel.
Gozlerimden suzulen
Bir kac damla anida
senin sicakligin var
Anliyorsun degil mi?
Yillar sonra, farkli nesiller de dinleyecek, farkli anilarla, farkli karelere dalip gidecekler. Ama illa ki duygulanacak, illa ki begenecekler bu sarkilari. Baris Abi'yi bilecekler, sevecekler. Evrensel bir imzasi var cunku, iyiyi, guzeli, aski ve coskuyu sarip sarmalayan bir havasi var. Sonsuza soylenmis sozleri var, her zaman anlasilacak olan...
Zaman akmıyor sanki
Saatler durmuş bugün
Sonsuz yalnızlığımda
Bir tek sen varsın bugün...

Temmuz 16, 2009

My Favourite Music...!


Muzik dinlemek beni dinlendirir. Ya da tam tersi bir yaklasimla, cogu kez dinlenmek icin muzik dinlerim. Bu sebeptendir ki, genelde dingin muzikleri tercih ederim. Bu sebeple, cogunlukla new age muzik dinliyorum. Cd lerini alarak da belirli olcude bu ture katkida bulunmaya calisiyorum. Ancak yalan yok, ilk kez duydugum bir isimse, temkinli davraniyorum.

Bu tarz muzigi sevenler varsa ben gibi, ben en favori listemi ve yeniler listemi verecegim. Tavsiye benden denemesi isteyenden :)


Favori Listem:

1) Can Atilla - 1453 - ben bu cdyi o kadar cok dinledim ki, bi tanesi dinlemeketen cizildi, yenisini aldim. Onu da esimin bir arkadasi cok begendigi icin ona verdim. Daha sonra kendime 3. kez aldim :) Onun haricinde "Cariyeler ve Geceler" albumu de guzel. Diger 2 albumunu bu 2si kadar begenmedim.

2) Enya - A Day without Rain : En favori cd. si bu olmakla beraber hemen hemen tum cdlerine sahibim. Kardesim sayesinde sarkilarini dinlemeye baslamistim. En favori parcam "only time"! Ne zaman dinlesem icim bi tuhaf olur :)

3) Fahir Atakoglu - İz : En favori albumu bu bence. Ama digerlerini de begenerek dinlerim. Tam olarak new age mi bilmiyorum, bazi cd marketlerde new age olarak siniflandiriliyor. Aslinda new age, elektronik muzik demek bildigim kadari ile. Fahir Atakoglu belki, pop-classic tarz muzik yapiyor da olabilir. Emin olamadim.

3) Yanni - Tribute : Tarz olarak digerlerinden daha farkli. sarkilarindaki inis ve cikislar cok basarili.

5) Kitaro: Afrika muzigi enstrumanlarini daha baskin kullaniyor sanki. Ben de "best of" albumu var.

6) Vanessa Mae - Storm: Favorim "storm" albumu. Solo kariyerine basladigi, "the violin player" da basarili bence. New age sayilmaz belki tam olara, pop - classic belki de.


Yeni Dinlemeye Basladiklarim:

1)Tuluyhan Ugurlu - Akdeniz : Acik soylemek gerekirse, ben kendisini yeni kesfettim ama bayagi bir hayran kitlesi varmis. Istanbul kanatlarimin altinda filminin muziklerini de yapmis. En son albumunden basladim ben, Akdeniz. Anadolu ezgileri yogun bir album. Begendim!

2)Brian Keane ve Omer Faruk Tekbilek - Kelebek (ButterFly) : Cok cok basarili! Sentez muzikler her zaman beklenen basariya ulasamayabilir ama ben cok begendim.

Ozetle, bu tarzi seviyorum iste ben... var mi baska album, muzisyen onerisi olan bu tarza eslenik olarak?

Temmuz 13, 2009

BEŞ BALONLU ÇOCUK


Cuma aksami gordum onu, sahilde. Elinde bes balon vardi. Balonlarin toplam hacmi, kendi vucudunun hacminin 3 kati vardi. Ayaginda kendine 2 kat buyuk gelen terlikleri, rengi atmis, boynu genislemis turuncu bir tisortu vardi. Saclari koyu siyah ve piril pirildi. Gozleri gibi.

“Bebelere baloooon” diye bagiriyordu. Sanki kendisi bebe degilmis gibi. Elinde balon olmasi normaldi o ana kadar benim icin ama bebelere balon dedigi anda irkildim. Tanidik, bildik balon saticisi degildi ki o, kendisi bebe olan ve kendinden buyuk 5 balonu satmaya calisan, 5 yasinda bile olmayan bir kucumendi.

Yanimda hic ama hic para yoktu, cok uzuldum o esnada, kizdim kendime. Yanimda para olsa, alirdim o elindeki 5 balonu, sen daha bebesin biliyor musun, hadi sen git su kaydiraklarda kay biraz derdim. Yasitlarin gibi yasa bugun derdim. Param yoktu, kendime cok kizdim, onun annesine babasina cok kizdim. Ya da onu, 3 kurus icin, bu yaz sicaginda, guzelim komur gozlerindeki isiga hic bakmadan, elinde zor tasidigi 5 balonla sahile birakana cok kizdim.

5 yasindan kucuk hic bir cocuk, balon satmayi kendisi istemez, oynaka, kosmak, resim yapmak ister o. 5 yasindan kucuk her cocugun para ile iliskisi harclik, bayram, dondurma bahanesi ile olmali bence. Onu para kazanmaya iten zihniyet, onun elinden o parayi alinca, nasil harcar? Ayagina 2 beden buyuk gelen terliklerini yenilemez mi bari? Ya da ana baba olmak bu mudur? Yeri gelince o balonu satan anne baba olmak degil midir ebeveyn olmak? Yeri gelince, sabahlara kadar uyumadan calismak, ama aileyi korumak degil midir ebeveyn olmak?

Goz goze geldik minik adamla, param yoktu, eziktim alamadim balonlarindan ama gulumsedim ona. Gulumsemedi bana. Bakti sadece. Gecti yanimdan ters istikamete yuruduk. 1 yarim saat sonra, tekrar karsilastik, baktim 4 balonu kalmis. Sevindim dedim en azindan 1 tane satmis. Ama, sonra gordum ki, patlamis bir kirmizi balon var diger elinde!

Icim ezildi, aksamin sonrasi bana dar geldi.
Boyle bir huyum var benim, o aksam yatarken de o cocugun siyah iri gozleri gozlerimin onune geldi. Simdi nerde ne yapiyo acaba, yemek yedi mi diye dusundum.

Elimden gelse, onlarin hic biri, para denen meta icin sokakta olmasalar. Elimden gelse, ben hepsini doyursam, yikasam paklasam, okutsam. Elimden gelse, o cocuklarin hepsini barindirsam. Elimden gelse, bakamayacaksan cocuk yapma kanunu koysam, bu ana babalari kisirlastirsam!
Keske bu cerceveden bakabilen bir sistem olsa. Inaniyorum ki, buna manen ve madden destek verebilecek tonlarca insan var aramizda. Yeter ki yapilanlar, adresine ulasssin, yeter ki sistem hep almaya ya da vermeye yonelik degil, almaya ve vermeye yonelik calissin.

Bebeler balon satmasin, ayakkabi boyamasin, araba cami silmesin, dilenmesin. Bebeler balonla oynasin, parklarda kossun, okula gitsin, calissin ve bu ulkeye gelecek olsun!

Yürünmez öyle hep, bazen susulur...


Evet, derin bir nefes almali ve tekrar baslamali.
Bazen insanin gonlu yorgun oldugunda, sadece nefes alarak yasamak istiyor. Fazlasinda gozu olmuyor, fazlasina enerjisi de olmuyor. Sanki sonsuza dek o sekilde durabilirmis, hayat donerse donsun umurunda degilmis gibi kalabiliyor.

Yuregi, durmak dinlenmek istedigi muddetce, bedeni kosamiyor, cosamiyor. Kosmaya cosmaya calissa da bo oyle bir egreti, oyle bir yavan kaliyor ki, hareketlerinden damla damla akiyor.Ama hayat, her gun ayni tasa ile yasanmiyor sukur ki!

Beynimiz ve kalbimiz, en derin acilara bile biraz zaman taniyor ve sonrasinda hadi bakalim, devam kaldigin yerden diyor. Nekahat donemi bitiyor ve damarlara gorunmez bir el bir tup enerji gark ediyor!

Hadi bakalim. tekrar baslamak gerek. saglikla gecen her gune, sukur ve duayla devam etmek gerek! Yurumeye devam etmek gerek!
"Nefeslerle sürüp giden yaşamamız
Bir su kenarına gelir durur;
Ekmekten, şaraptan öte nimetler vardır;
Yürünmez öyle hep, bazen susulur..."
Can YÜCEL
 

Best Wishes... | Creative Commons Attribution- Noncommercial License | Dandy Dandilion Designed by Simply Fabulous Blogger Templates